Gecenin loş karanlığında, sisli bir ormanda, bi kayanın üzerinde ahşap renginde tabut. Etrafında toplanmış 7 kişi. Tabutun içinde yatan Şeytan. Hüzün ve neşenin kokusu var havada. Hangi ölüm insanı mutlu eder ? Hangisi üzer ? Enkaz, toplantıda verdikleri kararın neticesini görüyor bugün. Kimini öldüren, kimini güldüren bir gece. Şeytanı tabutun içinde gördüğünde ilk adım atan Narsist oldu. Gözleri büyüdü, yıkılmış gibi bir hali vardı. Bu ölümü beklemediği titreyen ellerinden anlaşıyordu. Tabuta yavaşça yaklaşırken altılı enkaz, meraklı gözlerle onu izliyordu. Narsistin gözünden iki damla gözyaşı düştü baktığı tabutun içine doğru. Kara gözleriyle tabutun içini biraz süzdükten sonra üzerine çıktı ve kasvetinden göz kanatan şeytanın soğuk bedeninin yanına uzandı. Artık gözünde yaş yoktu. Bir tebessüm vardı. Sanki ömrü bunun hayaliyle geçip gitmişti. Narsisti, kan çanağına dönmüş boncuk gözleriyle izleyen Şifacı, tabutun yanına doğ...
Denize bakıp ufka daldığım her an, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm. Sonrasında sigaramı çıkartıp, bir yerlerde çakmağımı ararken bulurdum hep kendimi.