Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YEDİ KİŞİLİK ENKAZ: MATEM GÜNÜ

       Gecenin loş karanlığında, sisli bir ormanda, bi kayanın üzerinde ahşap renginde tabut. Etrafında toplanmış 7 kişi. Tabutun içinde yatan Şeytan. Hüzün ve neşenin kokusu var havada. Hangi ölüm insanı mutlu eder ? Hangisi üzer  ?       Enkaz, toplantıda verdikleri kararın neticesini görüyor bugün. Kimini öldüren, kimini güldüren bir gece. Şeytanı tabutun içinde gördüğünde ilk adım atan  Narsist oldu. Gözleri büyüdü, yıkılmış gibi bir hali vardı. Bu ölümü beklemediği titreyen ellerinden anlaşıyordu. Tabuta yavaşça yaklaşırken altılı enkaz, meraklı gözlerle onu izliyordu. Narsistin gözünden iki damla gözyaşı düştü baktığı tabutun içine doğru. Kara gözleriyle tabutun içini biraz süzdükten sonra üzerine çıktı ve kasvetinden göz kanatan şeytanın soğuk bedeninin yanına uzandı. Artık gözünde yaş yoktu. Bir tebessüm vardı. Sanki ömrü bunun hayaliyle geçip gitmişti. Narsisti, kan çanağına dönmüş boncuk gözleriyle izleyen Şifacı, tabutun yanına doğ...

SAVAŞ VE BARIŞ

   Bodrum, Halikarnas deniz kenarında, gün batarken gözlere müthiş bir şölen sunan güneşin kızıllığında, tavla oynayan, birbirini henüz tanımayan iki kişi. Öpücüğüne girilen bir bahis. Yürekleri patlayacakmış gibi atan bir çift nabız. Kim kazanırsa kazansın, kaybedenin olmadığı bir kumar... Yenilgi nasıl yakışır bir insana böyle? O zarların düşeş gelişini, bir ülkeyi fethetmiş gibi kazanılan buseyi unutturamaz kimse. Sıcacık bir yatakta izlenemeyen o filmler, gezmek, eğlenmek için kurulan hayaller unutulmaz mesela. Kömürden çekik gözleri, esmerden çalan buğday teni, inciden rakı beyazı dişleri... Nasıl da yakışıyor ateşin önünde durmak sana. Yumuk yumuk parmaklarınla nasıl yaptın o kalemleri. Şimdi kimler tutuyor narin, yaralanmış ellerini? Hâla çiziyor musun garipsediğim o resimleri ? Sevmeyi sever, kalp kırmaz, aldatmaz, onunla göz teması kuran unutamaz. Neyin yorgunluğu vardı üzerinde ? Bak, güneş doğmuyor Turgutreise. Özlemiş seni belli. Ne acelen vardı da terk ettin bu şe...

YEDİ KİŞİLİK ENKAZ: TOPLANTI GÜNÜ

    Enkazdaki herkes okudu kendini. Gördüler içlerini ama hâla aynılar. Üçlü kabullendi, Birli reddetti. İkili sustu, ses çıkmadı içlerindeki mahkemeden. Bugün, Hüküm günü. Herkes hayatına dokunan Şeytanı tanıtıyor. Çünkü aynı Şeytan, hepsinin içinde var. Hepsine fısıldıyor. Herkes farklı yorumluyor. Ya ölecek bugün, ya da devam edecek bu hikâye... - MEDUSA -     Şeytan, Yalandır. Duygusu yoktur, doğrusu yoktur. Bir zehri, aşk diye içirebilir insana mesela. Yüreğiniz doluyken bile, başka birini sokabilir hayatınızın merkezine. Öyle acımasızdır. Birini öldürtür, içinizdekini öldürtür hatta. Asla yapmam dediğiniz şeyleri yaptırır. Sonra bununla yaşa der, yolunuzdan eder. Kötü ama içinizden gelen bir şey yaptığınızda şeytana uyduğunuzu hissedersiniz ya, bunu yaparken yanınızda duran şeytan bir anda uzaklaşıverir sizden. Baş başa bırakır yaptığınız hatayla. Bi hüzün sarar içinizi. Neden diye sorgulamaya başlarsınız yaptıklarınızı. Aslında bu bile bile yaptığınız yanlış b...

HARABE

          Bodruma yağmurun bardaktan boşalırcasına yağdığı, fırtınadan dolayı Gümüşlükte o eşsiz manzarası olan meyhanelerin bile çatılarının uçtuğu, gemilerin alabora olduğu 22 Kasım Çarşamba günüydü. Yeni evimde, denizi gören o küçük masamda bir türlü çözemediğim 1500'lük puzzle ile beyin savaşı veriyordum. Bir elimde sigaram, diğerinde duble doldurduğum RedLabel viskimle kafamda susturamadığım 7 kişiyi böyle zaptetmeye çalışıyordum.       Yağmur ve fırtınanın, denizi adeta tokatlarmışçasına savurduğu anı izlerken dalgınlığımı telefonumun zil sesi böldü. Arayan Medusaydı. Sesinde acı vardı belli. Beni Yalıkavağa davet ediyordu. Aylardır gitmekten çekindiğim yere gitmem gerekiyordu. Çünkü Medusanın sesindeki acının bana anlatacakları vardı. Son kadehimi doldurduğum viskimi bir yudumda içtim. Apar topar hazırlandım ve yola çıktım. Yol hala aynı, her yerinde engebe, her yerinde çukurlar var. Bir zamanlar ne uğruna tavaf ettim bu yolları ben di...

YEDİ KİŞİLİK ENKAZ: TANIŞMA GÜNÜ

Bu Enkazın altında bi yerlerde kendini bulabilirsin. İçinde attığın çığlıkları dile getiremediğin için üzgünüm.  Korkma, ben yanındayım. - MEDUSA -    Henüz çok gencim ama bir çok insanın yaşamaktan korktuğu çoğu şeyi yaşadım. Evli birine aşık oldum mesela.  Bunu öğrendiğimde intikam ve içimdeki nefreti kusmak için çok çabaladım. Karşımda ağlarken duygusuzca onu izledim, hatta aldattım. Bana yaşattığı acıyı yaşatmaya çalıştım. Affedemedim. Yalnız kaldım. Hiç sevmediği karısından onu uzaklaştırdım. Ailesine mâl oldu ama benimle olmayı kabul etti. Bana inandı ve dayandı. O tam bir savaşçı. Elimden tuttu. Utandığım zamanlar oldu ama asla pişmanlık yaşamadım. Başlangıçta kin beslediğim adama zamanla aşık oldum. Bilmiyorum, belki de onunla olmanın imkansızlığı cezbetti beni. Onun canını yakmak isterken her gün biraz daha yaklaştım. Merhameti dışında sevilir bir yanı yoktu aslında bu adamın. Kumarbaz, alkolik, yalancı herifin tekiydi fikrimce. Onunla olmanın bana acıdan ba...

İHANET

        Bodrumun en işlek sokaklarında kendi halimde yürüyorum. Her zaman uğradığım tekelden bir bira alıp yoluma devam ediyorum. Barlar sokağının denize açılan dar caddelerinde, sahil kenarında, sıcacık kumların üzerinde bir yer bulup oturuyorum. Dalgaların kumsala vuruşunu izliyorum. Elimde içkimi yudumluyorum. Huzurluyum.     Yanıma biri geliyor, Geceden doğmuş belli. Her yanında acı var, gözlerinden okunuyor. Oturuyor sessizce. Kendini anlatmaya başlıyor. Bana acı vereceğini farkındayım ama kabul ediyorum.  Korkuyorum .      Gökteki sayısız yıldız içinden bir tanesini seçip bu bizim diyor. Yavaşça heyecandan terleyen ellerimi tutuyor. Sokakta bulduğu kırık bi gülü bana getiriyor. Gözlerinden uyku akıyor gecenin ama gitmiyor. Benimle kalıyor. Ben denize, Gece bana bakıyor. Anlayamıyorum .     Bir kulübe gidiyoruz. Kulüp tıklım tıklım. Arkadaşlarıyla dans ediyor. Gözlerimi ayıramıyorum Geceden.  Arkadaş...