Elimde Gordon Gin, her zaman durduğum taş duvarların üstüne oturmuşum, Gümbet değirmenlerinden yazıyorum bunları sana. Bodrum kalesini seyre durmuşum, koskoca Bodrum ayaklarımın altında. Sanki hiçbir şey yaşamamış gibi hissediyorum. Yeniden yürümeyi öğrenecekmişim gibi, bilinmeyen bir kıtayı keşfediyorum sanki. İçime sığmayan bi heyecanım var, öylesine deli, öylesine hâkiki.
Sabah Giritli plajında yüzmeye gideceğim mesela senin kolundan tutup. Bi şezlongun üzerinde kitap okuyacağız, bi müzik seçeceğiz kendimize. Seyyar satıcılardan mısır alıp, mısır nasıl yenir öğreteceğim sana. Dövme yaptıracağız birlikte. Gece sıcacık kumsala yatıp yıldızları sayacağız. Galaksinin en parlak yıldızını bulup bu bizim diye seçeceğiz. Bi isim vereceğiz sonra; B-612. O'na fanusun içinde bir gül dikeceğiz, hiç unutmayacağız. Sarılarak uyuyacak, yastık savaşları yapacağız. Ben Kalimbayı sana öğreteceğim, sense piyanoda "Küçük Balerin" nasıl çalınır göstermek için boşa çabalayacaksın yine. Onca çaba heba olacak Sevgili ama ben seni dinlemekten, sende öğretmekten hiç bıkmayacaksın.
Bir türlü bitiremediğim binbeşyüzlük yapbozu birlikte çözeceğiz. Eksik kalanları bi kağıda çizeceksin ve tüm parçaları tamamlayacağız bu kez. Enes'in Amsterdam'dan getirdiği likörü, bi kokteyle atıp beraber içeceğiz. Alelade bir film seçeceksin. Sen, sabahlara kadar filmi, bense senin boncuk ela gözlerini izleyeceğim. Dönüp bana baktığında, çarpışacak bakışlarımız. Bi tebessüm edeceksin sonra. Gülüşünde cennetimi göreceğim, ufak bi buse konduracağım ansızın kırmızı yanaklı esmer tenine. Kokunu çekeceğim iliklerime kadar. Göz kırpmak haram o gece bana. Kirpiklerini sayacağım tan ağırana dek. Ezberleyeceğim verdiğin tepkilerin tümünü. Uyandığımızda Pelinlere gidip, Adaları gören manzarada kahvaltı yapacağız. Süt reçeli ve ellerimle yaptığım krem peynirli omlet olacak masamızda, birde ince belli bardaktaki çayımız. Hakan ve Pelin yine söz dalaşı yaparken aralarında, biz onlara gülüp tavla atacağız seninle, hiç duymadığım anılarını kazıyacağım aklıma. Bi rakı masasında güzel gülüşünü izleyeceğim mesela. İnsanlar anlayacak gözlerimden ve soracak bana "Bu ne sevda?". Neşe dolacak her yanımız sarhoşluğumuzla. Taksici Rüstem Abiyle kavga edeceğiz yine. Düşüp kalkacağız Bodrumun sokaklarında belki ama deniz manzaralı evimizin yolunu bulacağız birlikte. Sabahlara kadar sevişeceğiz seninle. Biriktirdiğimiz anılarımız güldürecek çevremizi. Henüz ayak basmadığımız, Bodrumun haberdar olmadığı yerlerde motorumuzu alıp, rüzgârın esintisini hissederek gezeceğiz Sevgili. Gök mavisi tişörtün olacak senin, en sevdiğin renkten.
Cennet Koyunda kamp yapacağız daha. Güneşin batışını izleyeceğiz elimizdeki şarabımızla. Bi ateş yakacağız, bi şarkı söyleyeceğiz belki beraber. Hangimizin sesi daha çirkin diye kavgalar edeceğiz kahkahalar eşliğinde. Kahve içip birbirimize yalandan güzel hikâyeli fallar anlatacağız. Başımı yaslayacağım göğsüne. Kalbinin ritmiyle nefes alıp vereceğim. Öyle güzel ve saf seveceğim ki seni, sen bile şaşkına döneceksin benimle birlikte. Şiirler okuyacağım belki sana hiç duymadığın. Hayallerimiz olacak seninle, bir sürü umut var içimde. Eşsiz manzarası olan Kos Adasını ziyaret edip simit yiyeceğiz, tüm fakirliğimize inat bankaları dolandırıp krediyle İtalya bileti alacağız. Uçağa yine aynı heyecanla binip, yeryüzündeki sevgilileri izleyeceğiz el ele. Dilimizi bilmeyen insanların yanında küfürler edip eğleneceğiz belki. Yeni yemekler keşfedip, "Ulan, şırdan olsaydı ne giderdi şimdi ya!" diyeceğiz gecenin beşinde. Roma'da aşk nasıl yaşanır göstereceğiz onlara Sevgili. Yeni hayaller kuracağız, hepsi mutlu bitecek söz veriyorum sana. Hepsi gerçekleşecek. Kış, dondurmayacak aramızdaki alevi. Öyle hissedeceğiz en azından. Henüz çok genciz Sevgili. Sen, belki bi hekim değilsin ama merhem olmaya çalışacaksın bana, hissediyorum. Yarama tuz basan dostlarıma inat, her şeyimle kabul edeceksin beni. Bense senin kusurlarına aşık olacağım. Belki de yanılacağım.
Henüz yaşayamadığım onca şey var. Henüz görmediğim, kabul etmediğim, anlayamadığım duygulu hatalarım var Sevgili. Hepsini öğreneceğim vakti geldiğinde, yemin ederim. Elimden tuttuğunda, hükmen mağlup olduğumuz bir savaşa başlayacağız birlikte. Korkma, hepsini yenebiliriz içimizdeki yüce güçle. Yeter ki kulağın anlasın çaldığım müziği, yüreğin değsin yüreğime. Ama yaz bittiğinde, bitecek sevgimiz. Mevsimlikmiş deyip yeni hikayelere başlayacağız. Ne zor olacak boncuk gözlerinden kaçmak, kokunu unutmak. Özür dilerim Sevgili, yüreğim sana bağlanamaz. Bu kez aldanıp hayatımı tutsak edemem birinin bakışlarına. Sen belki suçlayacaksın beni ama zaten çıkamazdık onların bizim için seçtiği kabın içinden. Ne isterlerse onu yaşarız biz. Burası böyle bir cehennem. Kabul edelim yaşanmışlıkları, her anıyı affedelim. Keşkelerin çözüm getirmeyecek sana. Anlayacaksın beni zamanı geldiğinde, sadece sakin ol Sevgili. Bir gün anlayacaksın. Dağ gibi durup, kum gibi ufalanmak neymiş anlayacaksın Sevgili. Evine matem düşecek, yas tutacaksın ama atacaksın kendini sokaklara, başka insanların kollarına. Tepeden düşeceksin zemine, tıpkı ayağı kırılmış bir yarış atı gibi anlamsız hissedeceksin hayatı. Hüsran neymiş göreceksin o gün. Zifiri gecelerini, seçtiğimiz yıldızlar aydınlatmadığında öğreneceksin sokak lambalarının kaçta söndüğünü. Belki benli kâbuslar uyandıracak tırsarak yattığın yatağından. Gecenin beşinde sigara yakacaksın yaşanamayanlara. İçmeden uyuyamayacaksın artık. Alkolik olacaksın belki, gecelerce ağlayacaksın sende. İnsanlar bakacak sana tiksinerek. İmrenilen hayatım nasıl oldu da bu hâle geldi diyeceksin hatta kendine. Belki sarhoşken ehliyetini kaptıracaksın ben uğruna, kumara düşeceksin. İşinden, ailenden ve inancından olacaksın. Değdi mi diye defalarca soracaksın ama ne çare Sevgili. Merak etme hepsi geçecek ve anlayacaksın. Sana asla yalan söylemeyeceğim çünkü. Akan kanın duracak ve aslında hiç tanımadığın yabancı birini sevdiğini anlayacaksın o gün. Yeni kapılar açılacak önünde, sen onlara yüz çevirme olur mu? Çizdiğin resimler çok güzel, onları yarım bırakma ne olursun. Yaptığın kahveler gülümsetiyor insanların yüzünü, vazgeçme bundan. Her gün bir sayfa daha eksiliyor gizemle dolu hayatımızdan, az düşün ama çok güzel yaşa ne olursun, aldanma onlara. Shakespeare'ın bir şiiri var Sevgili. Bunu kulağına küpe et ve nasihatimi duy:
"Kaybettiğin yerde bekleme, güçsüzler öyle yapar.Sana kapanan kapıyı bir daha çalma,Kapanan kapıyı acizler çalar.Unutma ki bu aşağılık dünyadasın;Kötülüğü baş tacı edip iyiliği çılgınlık sayan dünyada.Şunu iyi bil ki; şeytan da kutsal kitaplardan örnekler verebilir.Ve cehennem boş, şeytanların hepsi burada…Her düşünceni dile getirme,Sana yakışmayan hiçbir düşünceyi hayata geçirme.Samimi ol fakat basit davranma.Huzur ancak gökyüzünde vardır…Biz ise yeryüzündeyiz..."
Beni her aradığında, adımı her andığında göğsünün ortasına oturmuş seni dinliyor olacağım. Baharın habercisi Begonvil çiçeğim, sen mutlu ol gerisi mühim değil. Bahçene kış getirme. Sende vazgeçme sevmekten, sevilmekten. Ama anlamalısın Sevgilim, ruha merhemin fayda etmediğinden...





Yorumlar
Yorum Gönder
Aramızda kalsın ama...