Merhem işe yaramadı sanırım, oturdum düşünüyorum. Kollarınla sar beni, hâla Üşüyorum. Bunu Dinleyip Uyuyabilirsin Bir odaya kilitledim kendimi. Dört köşesinde mumlar yanıyor ama zifiri karanlık burası. Kısık sesle bir şarkı çalıyor, sanki bana bir şeyler fısıldıyor ama duymakta zorlanıyorum. Ensemde ölümün nefesini hissedebiliyorum. Hiç bu kadar yakın olmamıştık. Öylesine korkuyorum ki, boğazım düğümleniyor, nefessiz kalıyorum dumanların arasında. Dışarısı Kuzey Kutbu, içerisi Sahra Çölünde yangın yeri adeta. Üşüyorum ama çokta sıcak bu oda. Sanki kollarım, göğüs kafesim yanıyor ve ben bir mum gibi eriyorum ömrümün ortasında. Yalnız da değilim oysa, ama ne bir dal sigara alabildim yanıma, ne bir kadeh rakı, ne de rakıma dost getirebildim. Burda olduğumu, bilhassa kanım bilsin istemedim. Belki üzülür de gözlerinden yaş süzülür diye gizledim kaldığım odayı onlardan. Kim bilir belki utancımdan, belki de aptal günahlarımdan... ...
Denize bakıp ufka daldığım her an, dünyayı değiştirebileceğimi düşünürdüm. Sonrasında sigaramı çıkartıp, bir yerlerde çakmağımı ararken bulurdum hep kendimi.