Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SADECE SERÇE

"Minik bir serçenin göz yaşı kadar"     Sanki Tanrı, bir şeylere öfkelenmişte, dünyayı temizlemek için bir mermi gibi yağan yağmurla sırılsıklam etmişti tüm şehri. Her kızgınlığında bir yıldırımla aydınlatıp önümü, birde sesiyle korkutuyordu beni.  Gecenin bir vakti ben, sarhoşlar ve sokakta peçete satan ufak çocuklar dışında kimse yoktu etrafta. Her gün birer birer eksilen saçlarım sırılsıklam olmuş, ayakkabım da su almıştı. Yağmurda ıslanan sokak köpeği gibi bir ifade vardı suratımda. Sokak köpeklerinin ve peçete satan çocukların neden hep üzgün olduğunu düşündüm sonra. Dar kaldırımın en köşesinden yürürken, eve giden yolumun daha başındayken 136 basamağa bakıp durdum. Karnımdaki gurultu; "hadi" dedi bana. Bense yaktığım sigarayla onu susturdum. ***      Parkın önünde duran belediye bankını kestirdim gözüme. Üzerinde duran yağmur damlalarını sol kolumla sildim (kuruduğuna inandım ve oturdum). Telefonumdan karşıma çıkan ilk şarkıyı açtım.  Annemin en ...